İyileşmenin vücutta var olan tabii iyileştirici kuvvetlerin
etkisine bağlı olduğu prensibine dayanan bir tedavi
metodudur.
Vis Medicatrix naturae(tabiatın iyileştirici gücü) anlayışı
çok eskidir. Tabiatın iyileştirici gücünün önemini ilk fark
eden Hippocrates devrine M.Ö. 400’e kadar dayanır.
Ona göre sağlık vücudun bozulan fonksiyon dengesini
düzeltmek için gösterdiği gayretten doğuyordu. Zaman
sürecinde tabiatın iyileştirici gücü doktrini, Thr Doctrini
of the Healing power of nature throught the Course of
time 1943 kitabının yazarı Dr. Max Neuberger’in
söylediği gibi, hastalıktan kurtulma tabiatın çabasıyla,
ya sadece iyileştirici güçleriyle ya da tıbbi yardım
desteklenerek oluyordu.
Paracelsus’a göre biri mucizevi bir şekilde, diğeri de ilaçlar yardımıyla tedavi edebilen iki tür doktor vardır. Onu
izleyen yüzyıllarda tabiatın iyileştirici gücüne dayalı teoriler çoğaldı. Anton Mesmer ona hayvani manyetizma
kreozotu bulan ünlü kimyager Karl von Reichenbach ise odik güç ya da odyle adını verdi ayrıca Reichenbach
iyileştirici kuvvetin bizim anladığımız kimya, elektrik veya manyetik kuvvetlerden farklı olduğunu açıkladı.
Hayatın gizeminin yazarı Lakhowsky şöyle diyor: her canlıda bulunan organik canlı ünitesi, yüksek frekansta ışın
yapıp emebilen elektromanyetik rezonatörden başka bir şey değildir. Bilimdeki bütün ilerlemelerimize rağmen ne
yazık ki ipucu niteliğindeki birkaç buluştan başka bu iyileştirici kuvvetin mahiyeti hakkında çok az bilgiye sahibiz.
Bu buluşlardan en önemlisini bir Rus mühendisi olan Semyon Kirlian ve karısı Valentina 1950’lerde
gerçekleştirdiler. Eşyaları aydınlatmak için yüksek frekansta alternatif akım kullandılar ve onların resimlerini
çektiler. Eğer eşya iyi iletkense, metaller gibi resim sadece yüzeyi gösteriyordu. Bu yüksek frekanslı resimlerle
ölü ve canlı varlıkları ayırt edebildiklerini de farkettiler. Canlılar bazı değişiklikler gösterirken cansızlar sabit
kalıyordu. Oldukça değişken renk yapılarında varlıkların hayat aktiviteleri de anlaşılıyordu.
Yüksek frekanslı fotoğraflar Sovyetler Birliği’nde yıllardır uygulanmakta olup Batı’da birkaç kişi dışında ciddi
olarak ilgi görmemiştir. New york’ta Profesör Douglas Dean, Washington üniversitesinde Profesör Philips ile
Brezilya, Avusturya ve Almanya’da diğer bilim adamları fotoğrafları çektiler. Kirlian fotoğrafları kullanılarak
özellikle birini iyileştirmeye konsantre olmuş kişilerin parmaklarından yayılan enerjiyi görmek mümkündür.
Normalde parmaklardan mavi veya beyaz ışınlar yayılır. Fakat kişi sinirlendiğinde veya heyacanlandığında bu
ışınlar kırmızı ve lekeli hale dönüşür. Bugün Sovyetlerde kirlian fotoğrafçılığı başka metodlarla teşhis edilemeyen
hastalıkların teşhisinde kullanılıyor. Bir çok hastalığın, kişi şikayet etmeye başlamadan varolan bir klinik öncesi
devresi olduğunu öne sürüyorlar. İşte bu belirtilerin ortaya çıkmadığı devrede, fotoğraf çekerek hastalığın
önceden belirlenebileceğini savunuyorlar.
Kirlian Fotoğrafçılığının gösterdiği en heyecan verici hadise fantom etkisidir. Bir kısmı kesilmiş bir yaprağın
yüksek frekansla çekilmiş fotoğrafında kesilen kısmı da dahil yaparak bütünüyle görülüyor. Bu bacağı kesilmiş
birine bakan Psişik bir kimsenin sanki bacak yerindeymiş gibi görmesine benzediği içinde çok önemlidir. Kirlian
fantomlarındaki ilgi çekici terslik yaprağın parçasının veya bacağın kesildikten sonra arkalarındaki
elektromanyetik alan bırakmamaları gerçeğidir. Yaydıkları enerji eşyaların kendilerinden daha önemli olsa
gerekir.
Bu alandaki bu ilginç çalışmalar yaygın şüphecilik yüzünden yavaş ilerlemektedir. Yine de canlı varlıkların
etrafında kavrayamadığımız, ölçemediğimiz ve açıklayamadığımız kuvvetlerin varolduğunu varsaymak mantıklı bir
davranış olur. Bu kuvvetlerden bazıları Natüropatların tabii iyileştirici kuvvet adını verdikleri kavram olabilir.
Fakat doğru bir cevaba ulaşmak için yüzyıllara ihtiyacımız yoktur.
Nedir?
Natüropati batı dışında bu isimle anılmasına rağmen dünyanın pek çok yerinde yaygınca uygulanan tıbbi bir
yöntemdir. Hastalığın temel nedenini bulup ortadan kaldırmaya dayanır. Bu neden, zararlı yiyecek, içecek ve
nefes alınan hava gibi kimyasal, kaburgaların yanlış kaynaması, kasların zorlanması, eklemlerin oynaklıklarını
kaybetmesi veya yanlış vücut hareketleri gibi mekanik veya Psikolojik olabilir. Hastadaki belirtiler natüropata
teşhis koymakta yardım etseler de çok önemli değildirler. O belirtileri ortadan kaldırmaktan ziyade hastayı tedavi
etmeye çalışır. Natüropatlar, akut hastalıkların iyileştirici güçlerin vücudu normal duruma getirebilme çabaları
sonucunda ortaya çıkan durumlar olduğu temeline dayanarak çalışırlar. Belirtilerin ortaya çıkmasının belirli bir
gerekçesi olduğuna inandıkları için onları bastırmayı istemezler.
Öncü bir natüropat, duvara vurduğu için başı ağrıyan bir kimseye aspirin vermek yerine başını duvara vurması
engellenmelidir. Diyerek görüşlerini örneklendiriyor. Oysa modern tıp başını neden vurduğunu araştırıp onu
engellemek yerine hastaya aspirin vererek belirtiyi ortadan kaldırmaya çalışır. Aslında ilaç vermek hastanın yaşam
biçimindeki yanlışlıklarını ortaya çıkarmaktan daha kolaydır. Açıkça söylemeliyim ki eğer bir ülkenin sağlığını
natüropata dayalı bir çizgiye oturtabilsek yinede ilaç endüstrisine ihtiyacı olacaktır. Çünkü anlık ve tembelce
çözümlere talep çok fazladır.
Nasıl Uygulanır?
Natüropat doktordan çok bir öğretmendir. Tıbbi bir eğitimden ziyade uzun ve teknik bir eğitimden geçerler. Bu
eğitimin amacı hastanın durumunu anlamak ve hastanın şikayetlerden kurtulması ve yenilerinin ortaya çıkmasının
engellenmesi için öğütler vermektedir.
Bir natüropata muayene olmak, doktora muayene olmaya benzer,fakat hastanın anlattıkları natüropatı daha çok
ilgilendirdiği için olayın hikayesini alması daha uzun sürer. Hastanın anlattıkları doktorun yaptıklarından da daha
dikkatli ve detaylı olarak ta değerlendirilir. Natüropatlar da teşhis koyabilmek için kan testleri ve röntgen filmleri
de isterler. Fakat bu her zaman gerekli değildir. İlave olarak natüropatlar, başka yollarla teşhis edilemeyen
davranış ve yapı bozukluklarının nedenlerini tanımlama da kullandıkları osteopatik teşhisten de faydalanırlar.
Değişen yapı ve davranış, gittikçe vücut içi bozuklukların nedeni olarak görülmeye başladığı için, Natüropatın bu
yolla ortaya çıkmış tedavi edilebilir bozukluklar olup olmadığını araştırması da akla yatkındır.
Natüropati ve Osteopatinin bu birleşiminden iyi sonuçlar aldığı için, bir çok natüropat davranışı değerlendirir.
Hassas noktaları arar(Özellikle omurilik dokusunda) kas gerilimlerini araştırır ve nihayet omurgada bir kilitlenme
veya sıkışma olup olmadığına bakar. Bunlardan herhangi birindeki bozukluk, meslekten olmayan birinin hemen
fark edemeyeceği biçimde vücudun bazı yerlerinde masajlarla giderilebilecek ağrılara sebep olur.
Tasarımın Tüm Telif Hakları Saklıdır. | Design by VectorelStudio
Anasayfa | Kullanım Şartları | Blog | İletişim
Anasayfa | Uzman Kadromuz | Blog | İletişim